“Dr. Martin Harris, Berlin gezisi sırasında bir trafik kazası geçirir ve komaya girer. Komadan çıktığında ise, karısının bile onu tanımadığını görür. Dr. Harris, bir başka kişinin kendi kimliğini çaldığını ve yerine geçtiğini görünce daha da büyük bir şoka uğrar. Kaza öncesinde tanıdığı herkes, artık onun Harris olduğuna inanmamaktadır. Kendi kimliğini ispatlama mücadelesinde yalnızdır, yorgundur ve umutsuzdur. Bilmediği sebeplerden ötürü Gina adlı genç bir kadın ona yardım etmeye başlar.”
sinemalar.com böyle yazmış bu film için, bakalım bizim düşündüklerimiz ne?
*ya kardeşim bu amerikan filmlerinde hafızasını kaybetmiş kişilerin filmi niye hep birbirini tekrar eder acaba?
*bu hafıza kaybına uğrayan salakların niye illa yanında kendini hatırlatacak bir iki objesi illa olur? (o kadar suikastı düşünen gizli teşkilat bu ayrıntıyı hesap edemez çünki ))
(bu obje bazen bir çakı, bazen bir not defteri -bu film de olduğu gibi- bazen bir bilet, tornavida vs)
*niye hafızasını kaybedipte yanında kendini hatırlatacak tek bir şeyi olmayan bir film olmaz
*ve neden hafızasını kaybedenin karısı sandığı kişi hep sarışındır?
*ve neden bu karısı sandığı kişi de hep olayların içindedir?
*kendinin kim olduğunu bulması için illaki bir de dedektif bulunur, niye?
*Neden bir arabalı kovalamaca vardır ve illaki ters şeride girilmek zorundadır (20 dk böylece gider?)
*kovalamaca sonucu mutlaka araba ters döner, paramparça olur fakat o da ne ? kahramanımız yara almadan kurtulmuş?
*birde tabi tercüme problemi UNKNOWN kimliksiz diye mi tercüme edilir?
*ha aksiyonu unutuyordum, aksiyon ve efektler bu kadar kafa karıştırıcı olmasa Amerikan filmlerinin tabiki ne mal olduğu anlaşılır. Bu kadar aksiyon bir kamuflajdan ibarettir sadece…
amerikan filmi meraklısı arkadaşlara hürmeten kapak olsun….yaşasın yeni nesil Türk fimleri…
Lise yıllarımda ezberlediğim ilk şiirdir Mona Roza, biraz da edebiyatı ve şiiri sevmem bu şiir yüzündendir denebilir.Hatta hayatı serkeş olarak nitelemem de bu şiir yüzündendir.
şair Cemal Süreya’nın cağdaşı olan Sezai Karakoç Yeni Türk edebiyatının en güzel aşk şiirini yazmıştır bana göre…
Toyluk zamanımda dinlediğim şu şehir efsanesi dilden dile dolaşıyordu o yıllarda
“Sezai Karakoç mülkiyede okurken sevmiş Muazzez akkaya’yı ancak bir şekilde söyleyememiş, kızın babası zorla birine nişanlayınca canına kıymış Muazzez, Sezai Karakoç’ta o yıl, bu yıldır evlenmeyi yasak etmiş kendine…” işte böyle dinlemiştik fısıltı gazetsinden..
herneyse demekki gerçekler gerçekten acı ve ruh daraltıcı oluyormuş, bunca yıldır sır perdesi o meleki şahsiyeti bize tanıtan Geyveli şair Şeref Elma beyi kutlarız.Mona Roza’ya da sağlıklı ve uzun ömürler dileriz.Bunca yıldır bu şiir hakkında tek kelime etmeyen Sezai Karakoçu’da bu klas duruşundan dolayı en derin muhabbetlerimizi sunarız….
İşte Yüzyılın En Güzel şiirine Konu olan Muazzez Akkaya Röportajı
Adına şiirler yazılan Geyveli Muazzez Akkaya (Giray) ile Röportaj… Son yıllarda adından söz ettiren, gizemli şiirlere konu olan Geyveli Muazzez Akkaya’yı bulduk. İstanbul Fenerbahçe’de yaşamını sürdüren Akkaya, ilk defa kapılarını Geyve.com için açtı… Hakkında iddia edilen tüm konuları bizlerle paylaştı. Türkiye’de ses getirecek bu röportajı geyve.com farkıyla sizlerle paylaşıyoruz…
Muazzez Akkaya’nın aile dostu Geyveli şair Fahri Ersavaş, 4 yıldır konu üzerine araştırma yapan Eşme köyü web sitesi editörü ve yazarımız Şeref Elma öncülüğünde yaptığımız ziyarette Akkaya çarpıcı açıklamalarda bulundu.
İşte Muzzez Akkaya (Giray) ile yaptığımız söyleşi-röportaj…
Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
-1930 yılında Akhisar’da (Pamukova) doğdum. Babam memur, reji diyorlar sonra Tekel oldu. Türkiye’nin nüfusu az olduğu için, çocukları büyüdükçe ortaokullu bir şehre, mesela ablam liseye başlayınca lise olan bir şehre tayinini istedi. Hemen Eskişehir’e yolladılar, üniversiteye gelince Ankara’ya tayinini istedi ve oraya yolladılar.
İlkokul 3′e kadar Sögütlü’de, 4 ve 5. sınıfı Eskişehir’de okudum. Ortaokulun ilk senesini yine Eskişehir’de okudum, sonra babam Ankara’ya tayin oldu. Ortaokulu Ankara Anafartalar Ortaokulu’nda okudum oradan mezun oldum.
Bir arkadaşım bahsetmişti leyli meccani (eski dilde: yatılı okul) imtihanına niye girmiyorsun diye… Ve oraya girdim, tesadüfen İstanbul Kandilli Kız Lisesi’ni kazandım. Orada 3 sene en büyük zevk-i tahsilim, en güzel arkadaşlıklarım, tüm anılarım hala devam ediyor, buluşuyoruz görüşüyoruz. Yatılı okul olunca kardeş gibiyiz. Sonra bir arkadaşım vasıtasıyla, abisi hariciyeci imiş, Siyasal Bilgilerin imtihanına girelim dedi. O kazanamadı, ben kazandım. Yıl 1950 ve 4 sene de orada okudum. 1954′te mezun oldum.
Sonra Maliye Bakanlığı’nda, bir ara DSİ’de, tekrar Maliye Bakanlığı’nda çalışırken eşim Orhan Giray ile tanıştım. O da Umum Müdür Muavini idi, orada tanıştık. Sonra ben onu ziyarete geldim ve arkadaşlığımız devam etti. 1958 yılında da evlendik. 4 çocuğum oldu, 2 kız, 2 erkek… Ayşegül, Ela, İhsan, Özgür Sinan, … Hepsinden memnunum, hepsi aklı başında çocuklar, yüksek tahsillerini yaptı.
Eşimin esas görevi Maliye Müfettişi iken evvela Kıbrıs’a Maliye Ateşe olarak tayin oldu, orda da 1963 olayları çıktı. Hemen yanıbaşımızda Rum komşularımız vardı, orada doktorun ailesini katlettiler… Oradan İsrail’e Telaviv’e tayin oldu. 2 sene orada kaldık. Ve 1966 yılında Türkiye’ye döndük.
Ben daha önce Hukuk imtihanını da vermiştim. O arada gizli gizli staj da yaptım. Ve hazinede, Hazine Avukatlığı yapmaya başladım. Ama Telaviv’e giderken dondurmuştuk. Dönüşte tekrar Ankara Muhakematı’nda başladım. Eşim de döndükten sonra Devlet Malzeme Ofisi’nde (DMO) Umum Müdürlüğü yaptı. 1967′den 1973′e kadar 5-6 yıl görev yaptı. Daha sonra Anadolu Bankası Umum Müdürü olarak İstanbul’a geldik. 2-3 sene de burada görev yaptı. Sonra başka tayinler çıktı, O da Marmara Transport diye bir gemi tersaneciliği vardı, orada Murahhas üye olarak devam etti. Sonra da bir hevesle inşaat işine kalkıştı. Eskiden beri inşaata hevesi vardı. Kozyatağı’nda bir arsa almıştık orada biraz inşaata girişti, diğer işleri bıraktı. Zaten yaşlanmıştı, o inşaatı bitirdikten sonra oğlumuz İhsan’a devretti. İçerenköy’de inşaat yaptı. Ve sonrada böbrek yetmezliğinden hasta oldu. Diyalize girdi, gerçi çok fazla giremedi ama… 6 ay kadar ancak dayandı. 2006′da vefat etti.
Ben de kızım Ela ve torunum Deniz’le birlikte üçümüz beraber yaşıyoruz. İyi ki varlar, 5 tane torunum var, 6′ncı da yolda. … kardeş geliyor. (Bu arada İdil’i kastederek kıskançlık başlar mı diye soruyoruz) Hayır abla olacak, (Gülüşmeler) sanmam…
Pabucu dama atılmayacak değil mi?
-Yok yok, mesela en büyük torunum Deniz, Marmara Maliye Bölümü’nü bitirdi master yapmaya gidecek, O’nun pabucu dama atılmadı. Arkalardan geldi hepsi mesela… Her yeni gelen seviliyor.
Geyve’de nerede oturdunuz, komşularınız ve hatırladığınız isimler kimlerdir?
Geyve’de Gazisüleymanpaşa Mahallesi’nde eski yazlık sinemanın olduğu yerde oturduk.
Yanımızda dava vekili Şefik Bey vardı, çocukları Dilaver, Sezai, Gülen, torunları Menderes İstanbul’a yerleşti. Diğer komşularımız Saatçi Fahri, Şaziye Hanım ve kızları Nuray, Ayşe, Fatma.
Sakibe Hanım ve kızı Keriman. Karşımızda Rüştü Bey vardı. Diğer hatırladıklarım Sadettin Enişte, Mehmet Dinçer öğretmen. Asiye Karabaş ve kızı Sinem ve Serdar Geyve’de kalan akrabalarımız.
Bu arada biraz geriye dönerek, masa tenisi (ping pong) şampiyonluklarınız varmış, biraz bahseder misiniz?
-Mülkiyedeyken (Siyasal Bilgiler) Ülker Akçakoca (Köksal) diye bir arkadaşım vardı. Onunla beraber ping pong oynayalım dedik, 1-2 ping pong oynayan arkadaşlarla birlikte… derken ilerlettik bunu. Bu sefer fakülteler arası ping pong müsabakaları oldu. O zamanlar tabi bu kadar spor yapan ve ping pong oynayan yoktu. Fakülteler arası Dil Tarih’te oynayan bir asistan vardı. Oraya çağırdılar, benim daha önceden haberim yok, ‘Haydi Muazzez maça’ dediler. Gittik orada, işte 5-6 kişiydik sanırım iştirak eden, orada 1.’lik aldım. Tesadüfen yendim hepsini.
Arkadaşlarınızı not almışım, onlarla sağ olanlarla görüşür müsünüz hala?
-Cengiz Aren vefat etti sanırım. Ülker ile görüşüyorum mesela. Neriman ile Burhaniye’de yazlığa gittiğimde görüşmüştüm. Ülkü ile mezun olduktan sonra eşi çimento fabrikasında vazifeliydi, bir ara görüşmeler olmuştu sonra dağıldık. 2004′te 50′. yıl mezunları biraraya gelmiştik. İlhan Evliyaoğlu… Suzanlar vardı 2 Suzan…
Mezuniyet fotoğrafında yoktu… Siz ne diyorsunuz o güne?
-İnek Bayramı, özel bir gündür.
Siyasal Bilgilerin özel Bayramı mıdır?
-Evet, okulun en sonunda bir inek getirirler. O sınıfın da ineğini seçerler. O, ineği gezdirir böyle. Yani çok çalışan, iyi notlar alan öğrenci, okulun etrafında böyle dolaşır, işte şarkılar söylenir, marşlar söylenir. O arada salonda da toplantılar yapılır, şiirler okunur, çok güzel geçer…
Eşinizle nasıl tanıştınız?
-Maliyede çalıştığım dönemde tanıştık. Ben Maliyede çalışırken O’da Hazinede Genel Müdür Yardımcısı idi. Ve onun bürosunda çalışmaya başladım. O İstanbul’a döndü. İstanbul’a dönünce telefon ettim… koşarak geldi. Ondan sonra arkadaşlığımız devam etti. Bir-bir buçuk sene arkadaşlığımız oldu, sonra evlendik.
Sizin bir Avukatlık süreciniz var ondan bahseder misiniz?
-Benim avukatlığa başlamam 1960 yılında oldu. Baş Hukuk Müşavirliğinde avukat olarak başladım, eşim Kıbrıs ve Telaviv’e atanınca ücretsiz izin aldım. Dönüşte, baş hukuk müşavirliğinde değil de, Ankara Muhakemat’ta başladım. Orada da çok iyi arkadaşlıklarımız oldu. 10 kadar avukat arkadaşımla hala görüşürüm.
DSİ’de de görev yaptınız…
Evet, avukatlığa başlamadan önce Devlet Su İşleri’nde çalıştım. Şakir’de (Eşmeli) orada çalışıyordu. Sonra avukatlığa geçmek için ordan ayrıldım.
Şimdi en kritik soruları başlayacağız ancak sizi rahatsız etmeden soracağız. Şimdi sınıf arkadaşınız Sezai Bey’le (Karakoç) olan şiirle ilgili… Siz bu şiirin farkına ne zaman vardınız?
-Ben o şiiri… Yazılmış benim hiç haberim bile yoktu, hatta Altan Öymen’in eşi Aysel bir sınıf aşağıdaydı sanırım. O söyledi ‘Sınıfınızda çok güzel şiirler yazan birisi var’ diye. Ben de öyle şiirlerle falan aram yoktur, matematiğe daha ilgiliydim. Derken açığa çıktı. Çok fazla üzerime düştü bilmiyorum, biraz tutku halini aldığı, onunda bu şeye saplanmamasını arzu ederdim. Saplantı haline gelmemesini isterdim… Kendisi bir hayat kursaydı daha mutlu, huzurlu olurdum.
Öğrencilik döneminde ilgisini size hissettirdi mi, yoksa siz bunu daha sonra mı öğrendiniz?
-Hissettirdi tabii… Çok şiirler verdi, ne bileyim yazılar verdi, kitaplar verdi, ama yakınlık duyamadım.
Kısaca elektrik alamadınız..
-O’nu diyorsanız evet elektrik alamadım.
Bu şiir (Mona Roza) daha önceleri hiç bir yayınevi tarafından yayınlanmamış, o güne kadar (internet dönemi) teksirle fotokopiyle çoğaltılarak okunmuş ve belli kesimler tarafından bilinirdi. İnternetin ortaya çıkmasıyla 2002′de dikkat çekmiş, gençler arasında paylaşılarak daha bir önem kazanmış… Şiirin en önemli özelliği mısralarının baş harflerini birleştirdiğimizde (akrostiş) sizin isminiz yazıyor. Kamuoyunda bilgi kirliliği var, bir sürü hikayeler, uydurmalar, şehir efsaneleri söz konusu. Bilinmeyenler ne kadar açığa çıkarsa, yalan yanlış bilenen herşey ortadan kaybolur. Sizin üzerinizden dedikodu üretilmektedir. Bu anlamda bizi ilgilendiren kısmı Geyveli olmanızdan ötürü Muazzez Akkaya’nın kendisidir. Muazzez Akkaya ne düşünüyor, onun yaşamı nasıldır, meslek hayatı iş hayatı nasıldı, kimle evlendi, çoluk-çocuk durumu nedir vs… Bizi en fazla rahatsız eden kısmı sizin üzerinizden dedikodu üretilmesidir. Mesela, Cemal Süreya’dan bahsederler… Hiç size bu konuyla ilgili bir bilgi geldi mi?
-Cemal Süreya’dan nasıl bahsediyorlar?
İnternette dolaşan bahse göre, çok enteresandır Cemal Süreya, Sezai Karakoç ve siz Siyasal Bilgiler’de sınıf arkadaşısınız… Cemal Süreya ve Sezai Karakoç size ilgi duymakta, kendi aralarında sizin gönlünüzü kazanmak için farkınızda olmadan iddiaya girerler. Size yakınlık kurmaya çalışırlar…
-Cemal Süreya’dan… Şimdi açınca… Ben de konuyu açayım. Kendisi hiç belli etmedi hakikaten. Ama ne zaman sınıfa girsem, tahtaya şiir yazardı. Bir de mantomu aşağıda hocaların olduğu yere asardık ve orada cebime hep şiirler gelirdi. Ama kim olduğunu bilmezdim. Ve aynı yazı tahtada da görünce onları Perihan diye bir arkadaş vardı, hatta ona da ‘Bak aynı çocuk’ falan diye… Sonradan kafama jeton düştü… Çünkü 1-2 defa Todori’de karşılaştık, ilk zamanlar maliyenindi orası. Orada evliliğimi sorardı, ben de ‘Gayet iyi gidiyor’ falan deyince, ‘Benim de iyi gidiyor neden iyi gitmesin’ diye… O yazdıklarını biraz hissetmiştim ama şimdi daha iyi anlamış oldum. Bak ben bunu bilmiyordum. Kimden duydunuz?
İnternette okumuştuk veya bir dost meclisinde konusu geçmiş olabilir tam hatırlamıyorum. Ama çok öne çıkan bir bilgi bu… İnternette buna benzer pekçok iddia var. Bir tanesinde sizin intihar ettiğinizden bahsediyor.
-Evet onları yazdı Ahmet Hakan…
Bizim esas amacımız, sizin bir kişiliğiniz var, siz bir Muazzez Akkaya olarak, sizin hakkınızda bir sürü dedikodular üretiliyor ve bu dedikodular karşısında biz de bir Geyveli olarak ister istemez sorumluluk duyuyoruz. Amerika’daki kızınızın Ahmet Hakan’la yaptığı görüşme çok yararlı oldu.
Bir iddiada konferans salonunda size karşı şiir okuduğu, sizin ağlayarak salonu terk ettiğiniz söyleniyor…
-Şiir gününde çıktı okudu gerçekten…
Bu şiiri mi okudu? Mona Roza’yı mı okudu?
-Vallahi şu an onu bile hatırlamıyorum, hangisini okuduğunu… Ben de okul gecesi olduğu için gitmiştim, ama ne kaçtım ne de bir şey yaptım, sakin sakin oturdum.
Sizin için Grace Kelly gibiydi diyorlar…
-Yok kadıncağız mezarında ters dönecek (gülüşmeler)… Sanırım bir-iki kişi iltifat olsun diye söyledi ama alakası yok tabii.
Cemal Süreya konusuna dönecek olursak eksik olan kısmını tamamlayayım. Cemal Süreya ve Sezai Karakoç sizin kalbinizi kazanmak için iddiaya giriyor. İddia sonunda kaybeden hayatının sonraki aşamasında bir iz taşıyacaktı. Anlatılana göre Cemal Süreya iddiayı kaybeder ve ‘Süreyya’ olan soy isminden bir tane ‘y’ harfini nüfustan sildiriyor.
-Hımmm o sebeple sildiriyor öyle mi?
Evet
-Allah Allah (ben neymişim dercesine gülüşmeler)
Böyle bir silinme olayı var mı?
-Var. Tabi Süreyya idi bizim zamanımızda
Silinme hikayesini biliyormuydunuz?
-Yok hiç bilmiyordum, ama Cemal Süreyya idi, ‘y’ harfini sonradan kaldırdığını biliyorum.
Ne olarak kaldırmış olabilir?
-Hiç bilmiyorum.
Bakın burası çok enteresan, ben ‘y’ harfini kaldırdığını bilmiyordum. Ancak siz bu olayı onaylıyorsunuz…
-Evet evet Süreyya idi ‘y’yi kaldırdı.
Çünkü orada iddiayı kaybettiği için…
-Ama ikiside kaybetmiş oluyor o zaman…
Hayır kendi aralarındaki iddianın farkında değilsiniz… İddiayı kaybeden Cemal Süreyya soy isminden bir tane ‘y’ harfini kaldırıyor. Bakın o dönemdeki anlayışa Eğer doğru ise bugün böyle bir iddiayı günümüzde kim yerine getirir ki…
Tabi bu iddia olayı kulaktan dolma bir bilgi de olabilir… Olay şöyle devam ediyor, Sezai Bey’in size olan sevgisini aşkını iddiaya kurban etmesinden dolayı onunla olan ilişkinizi kesmişsiniz, hiç konuşmamaya başlamışsınız…
-Bilemiyorum, Allah Allah (gülüşme)
Bu olaydan sonra Sezai Bey içine kapanmış, hiç evlenmemiş vs…
Halbuki siz bu yaşanan olayların hiç farkında değilsiniz
-Evet hiç farkında değilim..
Hatta sizin ping pong’a olan ilginizden dolayı bir şiiri var
Evet öyleymiş, onu da Ahmet Hakan’dan öğrendim.
O dönemde okul yaşantısı, arkadaşlıklar nasıldı?
-O dönemde erkek arkadaşlar çoktu. O yüzden biz kız arkadaşlar daha fazla birbirimizle kaynaşıyorduk. Ama ben daha çok Ülker Akçakoca ile takılırdım. Beraber Suriye’ye Lübnan’a, Kıbrıs’a seyahatlerimiz olurdu. Sömestr Şubat tatilinde okulca sınıfta da 8 kızdık. Sınıfımızda güzel güzel kızlar vardı ama neden bana yazılmışlar bilmiyorum. Üniversiteye başlayan genç delikanlılar, onun için yakınlarında kim varsa veyahut hoşlarına gidin başka bir yerde olsaydı başkasına ilgi olacaktı. Çok şükür fakülte hayatımız çok güzel geçti. Ping pong oynamamız da devam etti bizim, 4 sene boyunca… Güzeldi bilmiyorum… Hocalarımızda gayet iyiydi… Coşkun Bey vardı, Bülent Bey vardı, Fadıl Bey vardı…
New York’ta kızınızda ne kadar kaldınız? Gelip gitme mi oldu?
Evet gelip gitme oldu. Devamlı kaldığım olmadı. En çok 3 hafta kalmışımdır. Ama torun doğduğunda bir 25 gün olabilir.
Üniversite döneminde öne çıkan arkadaşlarınız var mıydı?
Atilla Karaosmanoğlu vardı, Planlama Teşkilatının başına geçmişti, İlhan Evliyaoğlu milletvekili olmuştu, Ümit Özkan vardı… Erkek arkadaşlarla fazla da bağlantımız olmadı. Ülker ile birkaç toplantılara gittik, sonra baktık onlar da rahat konuşamıyor bir daha katılmadık.
Eşinizden bahsedecek olursak, O’nu da rahmetle analım, ona olan ilginiz, kısaca onu nasıl anlatırsınız? Herkesin peşinde olduğu Muazzez Akkaya’nın gönül verdiği insan nasıl biriydi?
-Orhan Giray çok efendi, saygılı birisiydi. Hani eskiden söylerlerdi ya İstanbul Beyfendisi, şimdi bilmiyorum, sanırım onun devreleri de öyleydi. Sınıf arakaşlarının arkadaşlıkları da seviyeli saygılı kişilerdi. Belki o devrin yetiştirdiği insanlar, Atatürk devrinin insanları oldukları için hem kadınlara saygılı, hem etraflarına saygılı… Tabi aramızdaki sevgi çok kuvvetliydi, zaman geçtikçe yerleşti. Tabi çocuklarımız olunca onu perçinlediler… Çok güzel, huzurlu bir 48 sene geçirdik beraber. Güzel bir evlilikti bizim için.
Bize kapınızı açıp, vermiş olduğunuz bilgiler için çok teşekkür ederiz. Umuyoruz, bilinmeyen merak edilen pekçok konu sizin açınızdan aydınlığa kavuşsa da bazı yaşanmışlıklar gizemini korumaya devam edecektir. Size ve çocuklarınıza, torunlarınızla birlikte sağlıklı bir ömür dileriz.
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyveˊnin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar
Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek
Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ellerin ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmakların
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat onikidir, södü lambalar
Uyu da turnalar girsin Rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Akşamları gelir incir kuşları
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sarı
Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları
Ki, ben, Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar Su kenarında
Ki, ben, Mona Roza bulurum seni
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev Alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Birgün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Altın bilezikler, o kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki, can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki, kapalı gece ve güne
Altın bilezikler, o kokulu ten
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyveˊnin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza, siyah güller, ak güller.
*Sezai Karakoç
şair Sezai Karakoç bu şiirini sanırım 1954 yılında yazar, şiir dilden dile dolaşır efsane hikayeleri ile birlikte, ancak hiçbir kitapta da yayınlanmaz 2002 yılına kadar. Mona Roza şir kitabı çıkmış diye duyunca nasılda Kitapçılar çarşısının yolunu tuttuğumu hatırlıyorum. Ancak lise yıllarımda ezberlediğim bu şiiri şairi değiştirmişti biraz…Geyve:Gülce olmuştu örneğin, mısraların baş harfleri de artık MUAZZEZ AKKAYAM yazmıyordu her nasılsa…ben hala o lise yıllarımdaki şiiri okurum aklıma estikçe…
Anadolu Üniversitesi Açiköğretim Sistemine Göre Öğretim Yapan Fakültelerin Kredili Sisteme Dayali Öğretim Ve Sinav Yönetmeliği
Amaç ve Kapsam
Madde 1- (Değişik:RG-19/10/2001-24558)
Bu Yönetmeliğin amacı,
açıköğretim sistemine göre öğretim yapan ve kredili sistemi kullanan programların öğretim ve sınavlarında uygulanacak kuralları belirlemektir.
Tanımlar
Madde 2- Bu Yönetmelikte “fakülte”; İktisat, İşletme veya Açıköğretim Fakültesini ifade eder.
Öğretim Esasları
Madde 3- (Değişik:RG-19/10/2001-24558)
Bu Yönetmelikle düzenlenen kredili sistemin hangi programlara uygulanacağı ilgili fakülte kurulu kararı ve Senatonun onayı ile belirlenir.
Madde 4- Dersler; teorik derslerden, uygulamalardan (Atölye, laboratuvar, staj, uygulama çalışmaları ve benzeri) ve uygulamalı derslerden oluşur. Dersler, yıl esasına göre düzenlenir.
Madde 5- Dersler, açıköğretim sistemine göre yürütülür. Ancak gerekirse bazı dersler örgün veya iletişim ve bilgi teknolojilerine dayalı olarak düzenlenebilir. Dersler, teorik ve uygulama saatleri, kredi değerleri, ön koşulları ve yıllara göre dağılımı Fakülte Kurulu kararı ve Senatonun onayı ile belirlenir.
(Değişik ikinci fıkra:RG-16/06/2003-25140) Uygulamaların ve stajların nerede yapılacağına ilişkin esaslara fakülte yönetim kurulu karar verir.
Kayıt ve Kayıt Yenileme
MADDE 6 – (Değişik:RG-17/2/2009-27144)(2)
Kayıt ve kayıt yenileme esasları, her öğretim yılı başında Üniversite Yönetim Kurulunun belirleyeceği genel ilkeler çerçevesinde, Fakülte Yönetim Kurulunca belirlenir. Öğrencilerin kayıtlarını yaptırabilmeleri için bu esaslara uymaları ve katkı payı ile öğretim giderlerini ödemeleri gerekir. Kayıtlı öğrenciler, öğrenime devam etmek istedikleri öğretim yılı başındaki kayıt yenileme döneminde kayıtlarını yenilemek zorundadır. Kaydını yenilemeyen öğrenciler, o öğretim yılında sınavlara giremez ve öğrencilik haklarından yararlanamaz.
Madde 7- (Mülga:RG-17/2/2009-27144) (2)
Madde 8- (Değişik birinci fıkra:RG-16/06/2003-25140) Seçmeli ders olmayan sınıflarda, yeni kayıt olmuş veya kaydını yeniletmiş öğrencilerin derslere kaydı doğrudan Dekanlıkça yapılır. Ders veya ders grubu seçilmesi gereken sınıflarda, derslere kayıt öğrenciler tarafından gerçekleştirilir. Bir alt sınıftan başarısız dersi olan öğrenciler, bulundukları sınıfın üstündeki sınıflardan ders alamaz. Bulunduğu sınıftaki derslerin en çok ikisinden başarısız olanlar, bir üst sınıfın derslerine kaydedilir, başarısız ders sayısı ikiden fazla olanlara üst sınıflardan ders verilmez.
Programdan kaldırılan derslerin yerine hangi derslerin alınacağı veya tekrarlanacağına Fakülte Kurulu karar verir.
Başarısız olunulan seçmeli bir ders veya ders grubunun yerine başka bir seçmeli ders veya ders grubu Fakülte Yönetim Kurulunun belirlediği esaslar dahilinde alınabilir.
Devam Zorunluluğu
MADDE 9 – (Değişik:RG-17/2/2009-27144) (2)
Uygulamalara, stajlara, örgün veya iletişim ve bilgi teknolojilerine dayalı olarak verilen derslere devam zorunluluğu vardır. Bunlara devam esasları Fakülte Yönetim Kurulunca belirlenir. Senatoca belirlenen haklı ve geçerli nedenlerle bile olsa, bir dersden belirlenen devam koşulunu yerine getirmeyen öğrencinin yıl sonu ile bütünleme sınavları değerlendirmeye alınmaz ve öğrenci o dersden başarısız sayılır.
Sınavlar
Madde 10- Bu programlarda, her ders için en az bir ara sınav, bir yıl sonu ve bir bütünleme sınavı yapılır. Ayrıca, yıl boyunca kısa sınav, ödev gibi değerlendirmeler yapılabilir. Sınavlar yazılı ve sözlü olabilir. Yıl içi sınav ve değerlendirmelerin sayısı Fakülte Kurulunca belirlenir.
Madde 11- Öğrenciler sınavlarda aşağıdaki kurallara uymak zorundadır:
a) Öğrenciler, sınava girebilmek için kendilerinden istenen belgeleri yanlarında bulundurmak ve görevlilerce istendiğinde göstermek zorundadır. Kendisini tanıtıcı yeterli özel kimlik belgesi ve öğrenci kimlik kartı olmayanlar sınava giremez. Aksi halde sınavları Dekan tarafından geçersiz sayılır.
b) Öğrenciler, Sınava Giriş Belgesinde gösterilen sınav ili, bina, salon, sıra, sınav tarihi ve saatinde sınavlara girmek zorundadır. Aksi takdirde sınavları Dekan tarafından geçersiz sayılır.
c) Sınav kurallarını, düzenini ve işleyişini bozan, sınavın yapılmasını geciktiren veya engelleyen, sınav görevlilerine hakaret eden, sınav salonunu kendilerine duyurulan süreden önce terk eden, sınav görevlilerinin sınavla ilgili düzenlemelerini reddeden öğrencilerin sınavları, sınav görevlilerince salon tutanağında belirtilmesi koşuluyla Dekan tarafından geçersiz sayılır.
d) Sınav sırasında kopya çeken, çekmeye girişen, kopya veren, kopya alan, kopya yapılmasına yardım edenlerin sınavları; sınav görevlilerince düzenlenen salon sınav tutanaklarına, görevlendirilen il sınav gözlemcileri raporlarına veya Bilgisayar Araştırma ve Uygulama Merkezinin bilgisayar taraması sonucu verdiği raporlara dayanılarak, Dekan tarafından geçersiz sayılır. Sınav görevlileri kopya çekmeye, vermeye, almaya kalkışanları uyarmak zorunda değildir.
e) Öğrenciler, sınavlarda kendilerine verilen cevap kağıtlarını usulüne uygun olarak işaretlemek zorundadır. Bir derse ait cevaplar, cevap kağıdında bir başka derse ait sütuna işaretlendiği takdirde Dekanlıkça düzeltme yapılmaz.
f) Sınavlarda uygulanacak kurallar, öğrencilerin yanlarında bulundurması veya bulundurmaması gereken araç ve donanım, Fakülte Yönetim Kurulunca belirlenir. Yasaklanan araç ve donanımı yanında bulunduranlar, bu araç ve donanımı sınavdan önce sınav sorumlusuna teslim ettikleri takdirde sınava girebilir. Aksi takdirde sınavları Dekan tarafından geçersiz sayılır.
Madde 12- Herhangi bir nedenle sınavları geçersiz sayılan öğrenciler, bu ders veya derslerden sıfır almış kabul edilir. Kopya nedeniyle sınavları geçersiz sayılan öğrenciler, kopya olayının gerçekleştiği sınav dönemini izleyen ilk sınav döneminde hiç bir dersin sınavına giremez.
Değerlendirme
Madde 13- Sınavlarda değerlendirmeler 100 üzerinden yapılır. Başarı notu, yıl içi notları ile yıl sonu veya bütünleme sınav notunun katkılarıyla hesaplanır. Yıl içi notları; ara sınavlara, kısa sınavlara, ödevlere ve uygulamalı çalışmalara verilen notlardan oluşur.
Madde 14- Her ders için yıl içi ve yıl sonu değerlendirmelerinin türü ve başarı notuna katkı oranları Fakülte Yönetim Kurulunca belirlenir.
Madde 15- Senatoca belirlenen haklı ve geçerli nedenler dahil her ne sebeple olursa olsun, sınavlara katılmayan öğrenciler için telafi sınavı açılmaz. Öğrenciler katılmadıkları sınavlardan sıfır almış kabul edilir.
Madde 16- Başarı notu, Senatoca belirlenen formüllere göre harf notuna çevrilir. Harf notları ve katsayıları şunlardır:
Harf Notu Katsayı
AA 4,0
AB 3,7
BA 3,3
BB 3,0
BC 2,7
CB 2,3
CC 2,0
CD 1,7
DC 1,3
DD 1,0
FF 0,0
Bir dersten CC veya üstünde not alan öğrenci, o dersi başarmış sayılır; FF alan o dersi başaramamış sayılır. CD, DC ve DD alınan dersler, öğrencinin genel not ortalaması 2.00 ve üzerinde ise başarılmış, 2.00 nin altında ise başarılmamış sayılır.
Ayrıca aşağıdaki harf notları da kullanılabilir.
(Mülga fıkra:RG-16/06/2003-25140)
DZ (Devamsız) notu, devam koşulu olan derslerde bu koşulu sağlamayan öğrencilere verilir. Bu öğrenciler yıl sonu ve bütünleme sınavlarına alınmazlar. DZ notu, FF notu ile eşdeğerdir.
MU (muaf) notu; kurumlararası yatay geçiş ile gelen öğrencilerin önceki yükseköğretim kurumunda alıp başarmış olduğu ve ilgili birimin yönetim kurulunca muaf tutulması uygun görülen dersler için verilir. Bu not, genel not ortalamasına katılmaz. (Değişik: 25 Kasım 2010 tarih 27766 sa. R.G.)
Madde 17- (Değişik:RG-16/06/2003-25140)
Öğrencilerin başarı durumu “genel not ortalaması (GNO)” ile belirlenir. Genel not ortalamasının hesaplanmasında öğrencinin FF ve DZ aldığı dersler dikkate alınmaz. Genel not ortalaması, öğrencinin almış olduğu bütün dersler için, ortalama hesabına katılan her dersin kredi değeri ile o dersten alınan harf notunun katsayısı çarpılarak bulunan değerlerin toplamının, bu derslerin toplam kredi değerine bölünmesiyle hesaplanır. Anadolu Üniversitesine devam ederken program değiştiren öğrencilerin genel not ortalamasının hesaplanmasında, önceki programda almış oldukları derslerden sadece ilgili fakülte yönetim kurulu kararıyla uygun görülenlerin notları dikkate alınır. Genel not ortalaması hesaplanırken, tekrar edilen ders bulunması halinde bu dersten alınan en son harf notu; seçmeli bir ders yerine, başka bir dersin tekrarlanması durumunda ise en son alınan dersin kredisi ve harf notu dikkate alınır. Genel not ortalaması, virgülden sonra iki basamaklı sayıya yuvarlanarak gösterilir.
Madde 18- (Değişik:RG-16/06/2003-25140)
Yıl sonu sınavlarından sonra öğrencilerin genel not ortalamaları hesaplanır. Genel not ortalaması 2.00 ve üzerinde olan öğrenciler FF aldıkları derslerden bütünleme sınavına girer. Genel not ortalaması 2.00 nin altında olan öğrenciler, o yıl CC nin altında not aldıkları bütün derslerden bütünleme sınavına girer. Bütünleme sınavlarından sonra öğrencilerin genel not ortalamaları tekrar hesaplanır. Genel not ortalaması 2.00 ve üzerinde olan öğrenciler FF aldıkları dersleri bütün gerekleriyle tekrar eder. Genel not ortalaması 2.00 nin altında olan öğrenciler, o yıl bütünleme sınavında CC nin altında not aldıkları dersleri bütün gerekleriyle tekrar eder.
Madde 19-(Değişik birinci fıkra:RG-16/06/2003-25140) Son sınıf öğrencileri, genel not ortalamalarını yükseltmek amacıyla, diploma almaya hak kazanmalarından itibaren bir ay içinde bir dilekçe ile başvurarak son iki sınıfın derslerinden istediklerini, daha önce başarmış olsalar bile, tekrar alabilir. Bu öğrencilerin diplomaları kendilerine kesinlikle verilmez ve dilekçeleriyle birlikte iptal edilmek üzere dekanlığa gönderilir. Bu öğrenciler tekrar
aldıkları derslerin bütün gereklerini yerine getirmek zorundadır. Bu durumda son alınan not geçerli olur. Bu öğrencilere, tekrar derslerinde başarısız olmaları veya genel not ortalamalarını 2.00 nin altına düşürmeleri halinde, 18 inci madde uygulanır ve diplomaları ancak 22 nci maddedeki koşulları yeniden sağladıklarında verilir.
Madde 20- Sınavların değerlendirilmesi, notların kaydı, çizelgelere geçirilmesi, saklanması, öğrenci kütüklerine yazımı ve öğrencilere duyurulmasında bilgi işlem yöntemleri kullanılır. Sınav sonuçları duyuruluncaya kadar hiçbir surette açıklanmaz. Duyurulan sınav sonuçları kesin olup, itiraz edilemez.
Öğrenim Süresi
MADDE 21 – (Değişik:RG-17/2/2009-27144) (2)
Öğrenciler, kayıt yaptırdıkları yıldan başlamak üzere ön lisans için dört, lisans için yedi yıl süreyle öğrencilik haklarından yararlanabilir. Öğrenciler kayıt yenilemedikleri yılda öğrencilik haklarından yararlanamaz. Kayıt yenilemedikleri öğretim yılları dört ve yedi yıllık öğretim süresinin hesabına katılmaz. Öğrenciler, sınav hakkı dışındaki öğrencilik haklarından yararlanmamak kaydıyla 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 44 üncü maddesinde belirtilen öğrenim süreleri ile sınırlı değildir. Ancak bazı özel programlar süreli olabilir. Bu programlara kayıtlı öğrencilerin öğrenim süreleri program süresiyle sınırlıdır. Kapatılan programlara kayıtlı öğrencilere ise Fakülte Kurulunca mezun olmaları için uygun bir süre tanınır. Bu süre sonunda mezun olamayan öğrencilerin ilişikleri kesilir veya Fakülte Kurulunca belirlenen bir programa yine bu Kurulca belirlenen koşullarla intibakları yapılır.
Diploma
Madde 22- Bir öğrencinin kaydolduğu programı başarıyla bitirebilmesi için genel not ortalamasının en az 2.00 ve almış olduğu her dersin harf notunun en az DD olması ve öğrencinin Fakültenin öngördüğü diğer koşulları sağlamış olması gerekir. Programı başarıyla bitiren öğrenciye kayıtlı olduğu programın lisans veya önlisans diploması verilir. Lisans programına kayıtlı bir öğrenci isterse ilk iki sınıfın derslerini başarmış ve 2.00 genel not ortalamasını tutturmuş ise, kaydını sildirmiş olmak koşuluyla, önlisans diploması alabilir.
Madde 23- Mezuniyet notu diplomaya yazılmaz. Her mezuna diploma ile birlikte almış olduğu dersler ve başarı notlarını gösteren bir not durum belgesi verilir.
Kayıt Silme
Madde 24- Öğrencilerin kaydı, aşağıdaki hallerde silinir:
a) Kayıt sildirmek üzere yazılı istekte bulunması,
b) (Mülga bent:RG-17/2/2009-27144) (2)
c) Süreli programlardaki süreler sonunda öğrencinin mezun olamaması,
d) Basit şizofreni, paranoid şizofreni, dissosiatif sendrom, borderline gibi ruhsal bozukluk nedeniyle tüm öğretim süresi içinde devamsızlığı iki yılı aşan öğrencilerin hakkında yeniden sağlık kurulu raporu alınmak ve Fakülte Yönetim Kurulunca incelenmek koşuluyla, öğrenimlerine devam edemeyeceklerine dair karar alınması.
Kredi Transferi
Madde 25- (Değişik birinci paragraf:RG-17/2/2009-27144) (2) Öğrenciler, Anadolu Üniversitesinden daha önce alıp da başarmış oldukları derslerden ilk kayıt süresi içerisinde kredi transferi isteğinde bulunabilir. Bunun için, dilekçelerinde almış oldukları hangi ders veya dersleri, hangi derse karşılık transfer etmek istediklerini açıkça belirtmiş olmaları gerekir. Öğrenciler, kredi transferi yaparken daha önce aldıkları birden fazla dersi bir derse karşılık gösterebilir. Bu istekleri Fakülte Yönetim Kurulunca aşağıdaki esaslar dahilinde karara bağlanır:
a) Öğrencinin dersleri bire bir eşleşiyorsa doğrudan intibakı yapılır ve notları mutlak sistemde ise aşağıdaki tablo kullanılarak harf notuna dönüştürülür.
Mutlak Sistemde Not Aralığı Kredili Sistemde Harf Notu
84 – 100 AA 4,00
77 – 83 AB 3,70
71 – 76 BA 3,30
66 – 70 BB 3,00
61 – 65 BC 2,70
56 – 60 CB 2,30
50 – 55 CC 2,00
46 – 49 CD 1,70
40 – 45 DC 1,30
33 – 39 DD 1,00
0 – 32 FF 0,00
b) Öğrencinin birden fazla dersi bir derse eşleştiriliyorsa:
1. Bu derslerin notları mutlak sistemde ise önce derslerin kredileri kullanılarak başarı notlarının ağırlıklı ortalaması hesaplanır, sonra bu maddenin (a) bendindeki tablo kullanılarak harf notu bulunur.
2. Bu derslerin bazılarının notu mutlak sistemde bazılarının notu kredili sistemde ise, önce mutlak sistemdeki notlar bu maddenin (a) bendindeki tablo kullanılarak harf notuna dönüştürülür, sonra derslerin kredileri ve harf notlarının katsayıları kullanılarak ağırlıklı ortalama hesaplanıp en yakın katsayıya karşılık gelen harf notu bulunur.
3. Bu derslerin hepsinin notları kredili sistemde ise derslerin kredisi ve harf notlarının katsayıları kullanılarak ağırlıklı ortalama hesaplanıp, en yakın katsayıya karşılık gelen harf notu bulunur.
(Ek ikinci fıkra:RG-17/2/2009-27144) (2) (Değişik:RG-5/4/2009-27191) (3) Dikey geçiş yapan öğrenciler Yabancı Dil ile Türk Dili derslerini ön lisans programlarında almış olduklarından, lisans programındaki bu derslerden sorumlu tutulmazlar.
Yatay Geçiş
Madde 26- Öğrenciler, Yükseköğretim Kurumları Arasında Önlisans ve Lisans Düzeyinde Yatay Geçiş Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre başka yükseköğretim kurumlarının eşdeğer eğitim programlarından yatay geçiş yapabilir. Öğrencinin intibakı, geleceği programın derslerinin tamamını başarmış olduğu sınıfın bir üstüne yapılır ve geldiği sınıf ve üstünden ders muafiyeti tanınmaz.
Lisans Öğrenimine Hazırlık
MADDE 27 – (Değişik:RG-17/2/2009-27144) (2)
Farklı alanlardan dikey geçiş yapan öğrencilere Fakülte Kurulunca kararlaştırılan lisans öğrenimine hazırlık programı uygulanır. En fazla iki dersden FF, YZ veya DZ notu alan dikey geçiş öğrencileri; başarısız oldukları dersleri üçüncü sınıfta almak kaydıyla, 2,00 genel not ortalaması aranmadan üçüncü sınıfa kaydedilirler. Lisans öğrenimine hazırlık programına dahil olan dersler genel not ortalamasına katılmaz.
EK MADDE 1 – (Değişik:RG-17/2/2009-27144) (2)
İlk kez eğitim gördüğü sınıfta tekrar aldığı dersler dahil bütün derslerini başarmış ve not ortalaması 3,50 veya üzeri olanlar yüksek onur öğrencisi, not ortalaması 3,00 ile 3,49 arasında olanlar onur öğrencisi sayılır. Ancak disiplin cezası alan öğrenciler belirtilen not ortalamalarını sağlasalar bile yüksek onur öğrencisi veya onur öğrencisi sayılmazlar.
Ek Madde 2- (Değişik:RG-16/06/2003-25140)
Genel not ortalaması 3,50 veya üzeri olanlar “Yüksek Onur Öğrencisi”, genel not ortalaması 3,00 ile 3,49 arasında olanlar “Onur Öğrencisi” olarak mezun olur. Ancak, disiplin cezası alan öğrenciler belirtilen genel not ortalamasını sağlasalar bile “Yüksek Onur Öğrencisi” veya “Onur Öğrencisi” olarak mezun olamaz.
Ek Madde 3- (Ek:RG-16/06/2003-25140) Bu Yönetmeliğin uygulanmasına karar verilen programların öğrencilerinin genel not ortalamaları, öğrencilerin bu Yönetmeliğe tabi olduktan sonraki harf notları dikkate alınarak hesaplanır ve öğrencilerden, daha önce almış oldukları notları dikkate alınmadan, bundan sonraki yıllarda 2.00 genel not ortalamasını sağlamaları istenir.
Ancak bu öğrencilerin mezuniyet ortalamaları, daha önceki Yönetmeliğe göre başarmış oldukları derslerin notları 25 inci maddedeki tablo kullanılarak kredili sistemdeki harf notlarına dönüştürüldükten sonra hesaplanır.
Geçici Hükümler
Geçici Madde 1- (Mülga:RG-16/06/2003-25140)
Yürürlük
Madde 28- Bu Yönetmelik 2001-2002 öğretim yılından geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 29- Bu Yönetmelik hükümlerini Anadolu Üniversitesi Rektörü yürütür.
(1) Bu Yönetmeliğin adı; 19/10/2001 tarihli ve 24558 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu değişiklik 2009–2010 öğretim yılı başında yürürlüğe girer.
(3) Bu değişiklik 2009–2010 öğretim yılı başında yürürlüğe girer.
kaynak:http://www.anadolu.edu.tr
Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı (İlkbahar Dönemi)- ÜDS 2012
2012 Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınava (ÜDS) İlkbahar Dönemi, 18 Mart 2012 Pazar günü yapılacak. Saat 09.30′da başlayacak olan sınav 180 dakika sürecektir. 2012 ÜDS Başvuru tarihleri ÖSYM tarafından açıklandı.
ÜDS Başvuruları 06.02.2012 – 15.02.2012 tarihleri arasında yapılacaktır. Başvurularınızı
ÖSYM Sınav Merkezi Yöneticilikleri, Üniversite Rektörlükleri, www.osym.gov.tr aracılığıyla yapabilirsiniz.
Sınav ücreti 40 TL olarak belirlenmiştir. 2012 ÜDS’ye girecek adaylar ve görevliler Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) http://www.osym.gov.tr adresinde yayınlanan 2012 ÜDS İlkbahar Dönemi Kılavuzu’nda yer alan sınavın uygulanmasına ilişkin bilgileri inceleyebilir.
ÜDS Nedir?
Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı (ÜDS)
Sınav süresi 3 saatdir (180 dakika). ÜDS’de sınav alanı ile ilgili olarak kelime haznesi, gramer bilgisi ile yabancı dilde okuduğunu anlama ve tercüme becerisini yoklayan sorular bulunur.
ÜDS’de uygulanacak testler, çoktan seçmeli sorulardan oluşur, sınavda sözlük ve benzeri yardımcı araçlar kullanılmaz.
Çoktan seçmeli sorulardan oluşan testlerin uygulandığı bu sınavın cevap kâğıtları ÖSYM’de optik okuyucu ile okunur ve her doğru cevap için bir puan verilir. Adayların doğru cevap sayıları toplanarak yüz üzerinden ÜDS puanları hesaplanır.
ÜDS Kılavuzlarında, sınav esaslarının son şekli ve adayların Başvurma Belgelerini doldurmalarında onlara yardımcı olacak “Üniversiteler ve Kodları”, “Yükseköğretim Lisans Programları ve Kodları”, “Üniversite Birimleri ve Kodları” ile değişik amaçlar için kullanılacak dilekçe örnekleri verilmektedir.
ÜDS NASIL BİR SINAVDIR?
ÜDS halen her yıl Mart ve Ekim aylarında olmak üzere yılda iki kez yapılır. Sınavda Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler ve Sağlık Bilimleri olmak üzere üç alan bulunmaktadır. Her aday sadece gireceği alandaki soruları cevaplamaktadır. Hangi alandan sınava gireceğiniz ÜDS sonucunuzu kullanacağınız alana ( yüksek lisans/doktora alanına vb.) göre değişmektedir. ÜDS sınavında 80 soru bulunmaktadır ve 180 dakika süre verilir. Sınavda yanlış doğruyu götürmez ve her soru 1.25 puana sahiptir.
ÜDS DE NELER SORULUR?
ÜDS sınavında aşağıda verilen soru tiplerinde dilbilgisi, kelime, edat, çeviri ve okuduğunu anlamaya dayalı sorular sorulmaktadır. Bu soruların dil becerileri arasında ağırlığı değerlendirilirse en ağır basan becerinin okuma olduğu çok açıktır.ÜDS soru tipleri ve bu soru tiplerinden çıkan soru sayısı şu şekildedir.
2012 İlkbahar Dönemi ALES tarihleri belli oldu. ÖSYM’ nin 2012 resmi sınav takvimine göre 2012-ALES İlkbahar Dönemi(Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (İlkbahar Dönemi) 13 Mayıs 2012 tarihinde yapılacak.
ALES Nedir?
Daha önceki yıllarda Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (LES) olarak yapılan sınav, 2007 yılından itibaren Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) olarak değişmiştir.
ALES;
• Yükseköğretim kurumlarında öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim öğretim planlamacısı kadrolarına açıktan veya öğretim elemanı dışındaki kadrolardan naklen atamalarda,
• Ülkemizde lisansüstü eğitime girişte,
• Yurt dışına lisansüstü eğitim için gönderilecek adayların seçiminde,
ilgili kurumların kullanacakları puanları veren bir sınavdır.
Yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı ihtiyacının karşılanması amacıyla, lisansüstü öğrenimi görmek üzere yurt dışına gönderilecek adayların seçiminde de ALES sonuçları kullanılmaktadır. Bu yolla yurt dışında lisansüstü öğrenim görmek isteyen adayların bu sınava girmeleri zorunludur. Mecburi hizmet yükümlülüğü olmaksızın, kendi imkanlarıyla yurt dışında lisansüstü öğrenim göreceklerin bu sınava girme zorunluluğu bulunmamaktadır.
Ayrıca bazı kamu kurum ve kuruluşları, yurt dışında lisansüstü öğrenim görecek öğrencilere burs verirken ALES sonuçlarından yararlanmaktadırlar. Yurt dışındaki öğretim kurumları lisansüstü öğrenim görmek üzere kendilerine başvuran adaylardan ülkemizde yapılmış bir sınavın sonuçlarını da istedikleri takdirde, adaylar bu sınavın sonuç belgelerini bu kurumlara verebileceklerdir.
2012 KPSS Lisans’a başvurular 09.04.2012 – 18.04.2012 tarihleri arasında alınırken sınav 07.07.2012 – 08.07.2012 tarihleri arasında yapılacak. 2012 KPSS Lisans’a girilecek oturum sayısına göre 35 TL ile 95 TL arasında sınav ücreti verilecek.
2012 KPSS Ortaöğretim/Önlisans’a başvurular ise 18.06.2012- 04.07.2012 tarihleri arasında alınırken sınav 23.09.2012 tarihinde gerçekleştirilecek. 2012 KPSS Ortaöğretim/Önlisans sınav ücreti ise 35 TL olacak
2012 yılında yapılacak olan KPSS A grubu,B grubu ve Eğitim Bilimleri için yapılacaktır.2012 yılında yapılacak olan KPSS’ye Lisans, Önlisans ve Ortaöğretim (lise) mezunları ve mezun olabilecek durumdaki adaylar katılabilecektir.
2012 yılında yapılacak olan KPSS Lisans mezunları için 07-08 Temmuz 2012′de ve Önlisans-Ortaöğretim mezunları için ise 23 Eylül 2012′de yapılacaktır.2012 KPSS ye başvuru tarihleri ise ÖSYM tarafından henüz açıklanmamış olsada , KPSS Lisans için başvuru tarihi 2012 Mayıs ayı içerisinde ve KPSS Önlisans -Ortaöğretim için ise 2012 Haziran ayı başında olacağı kesindir.
Bu sınav sonuçlarına göre açılacak kadrolara mezun olunan bölüme göre A Grubu,B Grubu ve Öğretmenlik atamaları yapılacaktır.B Grubu atamalar ÖSYM tarafından merkeziatama usulüne göre yapılmaktadır.
2012 KPSS Lisans Düzeyi Sınav Takvimi
KPSS Sınav Tarihi:Lisans 07.07.2012-08.07.2012
KPSS Başvuru Tarihi :2012 Mayıs ayı içerisinde
KPSS Başvuru Yerleri : ÖSYM Sınav Merkezi Yöneticilikleri ve Ortaöğretim Kurumları
KPSS’ye Kimler Girebilir: Lisans mezunları ve mezun olabilecek durumdaki adaylar katılabilecektir.
2012 KPSS Önlisans-Lise Düzeyi Sınav Takvimi
KPSS Sınav Tarihi :Önlisans/Lise: 23.09.2012
KPSS Başvuru Tarihi :2012 Haziran ayı başında
KPSS Başvuru Yerleri : ÖSYM Sınav Merkezi Yöneticilikleri ve Ortaöğretim Kurumları
KPSS’ye Kimler Girebilir: Önlisans ve Ortaöğretim mezunları ve mezun olabilecek durumdaki adaylar katılabilecektir.
2012 KPSS Lisans Sınav Oturum İçerikleri ve Süreleri
KPSS CUMARTESİ SABAH OTURUMU
Sınav süresi 120 Dakika + Yabancı Dil 60 Dakikadır.Tüm adaylara zorunludur.Sadece yabancı dil sınavı istege bağlıdır.
* Genel Yetenek (60 Soru)
* Genel Kültür bölümleri (60 Soru)
KPSS CUMARTESİ ÖĞLEDEN SONRA OTURUMU
Cumartesi öğleden sonra yapılan oturuma sadece öğretmen adayları
girebilmektedirler . Öğretmen adayı olmayanlar bu sınava giremezler. Sınav süresi 150 Dakikadır.
* Eğitim Bilimleri (120 Soru)
KPSS PAZAR SABAH OTURUMU
(Sınav süresi 210 Dakika)
* Hukuk (40 Soru)
* İktisat (40 Soru)
* İşletme (40 Soru)
* Maliye (40 Soru)
* Muhasebe (40 Soru)
KPSS PAZAR ÖĞLEDEN SONRA OTURUMU
(Sınav süresi 210 Dakika)
* Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri (40 Soru)
* Ekonometri (40 Soru)
* İstatistik (40 Soru)
* Kamu Yönetimi (40 Soru)
* Uluslararası İlişkiler (40 Soru)
2012 KPSS Önlisans-Lise Sınav Oturum İçerikleri ve Süreleri
KPSS PAZAR OTURUMU
Sınav süresi 120 Dakikadır.Tüm adaylara zorunludur.
* Genel Yetenek (60 soru)
* Genel Kültür bölümleri (60 soru)
Sen bir zaman kaybı değilsin,
üstelik kendini kendinden çıkarsan sıfır kalır (x-x=0)
Matematik kandırmaz,
mesele aşksa tabiki hesaplar tutmaz,
tabiki herşey basit bir denklem aslında
ama ehline rastlarsan
muzip çocuk Feridun seni seviyoruz …
İzlemediyseniz acilen izleyin derim.
En az Kungfu Panda 1 kadar emek sarfedilmiş muhteşem bir eser.Genelde ilk filim tutunca 2. ve 3. bölümleri mantara bağlayan çok yapım gördük.Ancak bu ölye değil.Kendini kader gereği Şifu’nun öğrencisi olarak bulan pandamızın aslında nereden geldiği usta bir dille anlatılıyor. Panda ile özel olarak ilgilenen şifu kaderinde işin aslını çözmesini bileceğini keşfettiği -kendi anlamasa da – sırları pandaya öğretmeye çalışır.Panda özünden gelen bilgi ile anlatılanları dinler ve iç huzurun ne olduğunu yeri gelince genetiğinden gelen kabiliyetle çözer, çünkü o bir ejderha savaşçısıdır. Panda Noodles ustası babasının dedği gibi leylekler tarafından değil, kendini öldürmek isteyen zalim tavus kuşundan koruyabilmek için annnesi tarafından bir sandığa konularak kaderine bırakılmştır.tıpkı hz. Musa’da olduğu gibi…
Ekim ayında Diyarbakır’lı Şairimiz Cahit Sıtkının hem doğum hemde ölüm yıl dönümüydü…Sanırım çoğu insan hatırlamaz bu tarihi. 2 ekimde doğum, 13 Ekimde Ölüm yıldönümü şairimizin. Türkçemizin en güzel şiirlerinden birinin Diyarbakır’lı bir şairden gelmesi ne kadar da anlamlıdır…
Cahit Sıtkı Tarancı’yı rahmetle anmak özellikle boynumun borcu bu yıl. En sevdiğim şiirlerindendir onun otuzbeş yaş şiiri. Kadere bakın ki; “yaş otuzbeş yolun yarısı eder diyen Cahit Sıtkı 46 yaşında vefat etmiştir. Yolun yarısı bile etmemiştir yani otuzbeş yaş…
Allah kendisine ani gani rahmet etsin, bu vesile ile tüm öğrencilerimden Cahit Sıtkı için bir fatiha istiyorum.Otuzbeş yaşına gelince özellikle bir daha okuyun o şiiri..
Ha aşağıdaki şiir de otuzbeş yaşına gelince yazacağım diye beklediğim ve 13 ekimde yazdığım benim otuzbeş yaş şiirim. biraz gamsız, biraz rahat, işleri oluruna bırakan biri olarak karamsar olamam bilirsiniz….
Yaş Otuzbeş Yolun Neresi?
Yaş otuzbeş, yolun neresindeyim bilmiyorum
Kimler geldi, kimler geçti hayatımdan
Vefasızlığın en soysuzunu, en kaypağını
Dostun kaya gibisini de gördüm bunu iyi biliyorum…
Yaş otuzbeş, yolun neresindeyim bilmiyorum
Yaş otuzbeş yolun neresindeyim ne fark eder,
Ben ki, dedemin büyüttüğü çocuğum,
Küçüklüğümden kalma bana, bu yavaş hareketler
Eylülde, bir sarı yaprak her yıl dünyaya düşer…
Yaş otuzbeş yolun neresindeyim ne fark eder,
Yaş otuzbeş, yol, yol olalı görmedi böylesini
Saçlarımdaki beyazlar, prensten alır rengini,
Gözlerim hala kısılıyor gülmekten,
Allahım, hala ellerim eskisi gibi…
Yaş otuzbeş, yol, yol olalı görmedi böylesini
Yaş otuzbeş, yol hala eski yol buna şaşıyorum,
Ben ki; darağacına yollanan bedenlerin ülkesinden geliyorum
Üç sağdan , üç soldan diye denge noktası bulunan,
Bir acayip geometri merkezinden geliyorum
Yaş otuzbeş, yol hala eski yol buna şaşıyorum,
Yaş otuzbeş , çıktığım yola hala erişemedi hiçbir ideoloji,
Toprağın kokusunu, ıhlamurun rüzgarını iyi bilirim
Dünya peşinde değilim, kaygılarım var benim
Ölüm var ya, budur benim tek gerçeğim…
Yaş otuzbeş , çıktığım yola hala erişemedi hiçbir ideoloji
Yaş otuzbeş, yolun sonu ölüme çıkıyor hala
Bin yıl yaşasan ne yazar, bu dünyada
Yaş otuzbeş, yüzümü daha bir dönmeliyim sana
Daha sık saf tutmalıyım mabetlerinde
Yaş otuzbeş, yolun sonu ölüme çıkıyor hala
Yaş otuzbeş, yolun en keyifli yerindeyim sanki
Oturmuşum koltuğuma ışıl ışıl Boğaziçi
Bu gece yine kıskandırıyor, ateşböceğini
İstanbul’a borçluyum ruhumun dinginliğini
Yaş otuzbeş, yolun en keyifli yerindeyim sanki
Yaş otuzbeş, hala hiçbir şey yaş değil bana göre,
Herkesten, her şeyden umut varım hala,
Yoktur insanın başaramayacağı, istemeye görsün yeter ki;
Yeter ki; içinde bulsun, göklerdekini….
Yaş otuzbeş, yaş hala hiçbir şey değil bana göre
Merhaba Arkadaşlar…
sınavlarınız bitti, eminim hepinizin sınavı çok çok iyi geçmiştir.Şimdi yemyeşil koylar , sahiller kum ve deniz sizleri bekliyor. Gezin, seyahat edin bol bol fotoğraf çekin.Çalışmanızın mükafatını kendinize mutlaka verin, mükafatı verilmemiş başarıların tekrarlanması çok zordur bunu unutmayın…..Ha bu arada Matematik ve İstatistik sınav soruları nasıldı? yorumlarınızı paylaşırsanız sevinirim…
Final sınavlarına gireceksiniz iki gün, hepinize başarılar dilerim…
Eminim elinizden geleni yapmışsınızdır, elinizden geleni yaptıysanızda yapmadıysanızda tabiki sonucu siz yaşayacaksınız, bu sonucun paydaşları tabiki var ,dershaneler, hocalar aileler…ama unutmayın bu sizin sınavınız, en önemli sizsiniz, yani bu filim sizin, başrolde siz varsınız , bizler sadece konuk oyuncu ya da yardımcı oyuncularız ..Tabiki başarınız için dua edeceğiz siz sınavdayken bile…
Merhaba Arkadaşlar Aykut’un Objektifinden yuvacık’a yansıyan Kervan görüntüleri nihayet geldi, elinde başka görüntüler olanlara buradan bir çağrı yapalım; burada yayınlanmak üzere fotolarınızı bekliyoruz, tüm fotoların tek bir albümde yer alması harika ötesi olacaktır.
Kemal Dervişten sonra dünyanın en masum İktisatçısı
IMF için benim adayım “iyi aile İktisatçısı” Tayfun hoca..
yoga öncesi meditasyon provası..
Yahu şu arkadaki manzaranın duvarkağıdı olmadığına kimse inanmıyor
Gebze masasında Nuray çalı çırpıyla bana son çayı ısıtırken..saol Nuray
Kervan 2011 Yuvacık’ın Fethi
Tayfun hoca; Aykuttan Piskevüt istiyor
Tayfun hoca fotoğraf çekilmeye ikna edilmeye çalışılıyor
Foto Vedat’ın Objektifinden 2011 Pendik Pazar Matematik-2 sınıfı fotoları burada Hakkı senin ne işin var bu sınıfta ,Gamze sen de mi burdasın? Gürol’un arkasına kimler saklanmış acaba? Müge öne çık biraz, Vedat standartları zorlama…
Aöf finaline sadece 25 gün kaldı, final için nasıl bir çalışma yapmalısınız acaba?
ilk dönem konularını unuttuğunuzun farkında mısınız?
Finalda ilk dönem konularından 9-10 soru çıkacak, vizeden sonra öğrendiğiniz konulardan ise; 16,17 soru gelecek. Finalde ilk dönemden sorulan 9-10 soru vizedeki soru dozundan biraz daha zor olacaktır muhtemelen çünkü, artık o konulara ikinci kez muhatap olacaksınız. İkinci dönem gördüğünüz konulardan gelecek sorular ise, 1.dönem konularına kıyasla çok daha dozu hafif olacaktır, çünkü bu konulardan ilk defa sınava gireceksiniz.
Finalin alacağınız not ortalamasındaki ağırlığının % 70 olduğunu biliyorsunuz. Vize notunuz 60 ya da daha altında bir not ise bu sizin sadece geçmeye aday ancak, sınırda olduğunuzu gösterir sadece. Vize notunuz 60 dan yukarı ise sizi zaten geçti kabul edebiliriz şimdiden…
Bu 25 günü çok iyi değerlendirmelisiniz, bu 25 günü iyi değerlendirmezseniz, bütünlemede herkesin tatil yaptığı günlerde siz testlere yumulup pineklemek zorunda kalırsınız, ya da daha kötüsü seneye bir daha bu dersi almak zorunda kalırsınız.
Sizin dersaneye gitmeniz sadece sizin işlerinizi kolaylaştırır, yine de bütün iş sizde biter, dershaneye gidip, sıkı çalışma içerisine girmeyen öğrencilerin kazancı çok yüksek olamaz. Hem dershaneye gidip hemde gerçekten ders çalışan Açıköğretim öğrencisi elbette sınavlarında başarılı olmanın yanında iş tecrübesi de kazandığından diğer üniversite öğrencilerinden bir adım önde olur.
işte finale 25 gün kala final için önerilerimiz;
1. Dönem konularını hocanızın defterinizden tekrar edin.
2.1.dönem konuları ile ilgili sitemizdki testleri mutlaka çözün.
3. 2. dönemkonularını hiç bir konuyu ihmal etmeden size zor gelenler olsa dahi çalışın
4. Son 6 yılın sınav sorularını mutlaka çözün.
5. 2009 yılının sorularını tekrar tekrar çözün
6.Bizim bu sitede yayınlayacağımız final denemelerini mutlaka çözün.
7. Şimdiden babaannenizle iyi geçinin ki finalde duasına ihtiyacınız olacak.
deneme sınavlarını indirmek için yandaki resmi tıklayın, açılan sayfada İNDİR linkini tıkladığınızda PDF ormatında denem sınavları açılacaktır. Başarılar…..
ETÜT 1: Matris Determinant ve Doğrusal denklem sistemleri denemesi İNDİR
ETÜT 2: İntegral ve İntegral Uygulamaları denemesini PDF fprmatında buradan İNDİRİN